Ara Güler
Fotoğrafın çok büyük bir gücü var. Ama insanlar fotoğrafa bakmıyorlar. Hayata bakmayan fotoğrafta ne görsün? Ben, insanlar baksın da etkilensin diye fotoğraf çekmiyorum. Gördüğümü çekiyorum. Kimisi görüyor. Kimisi görmüyor.
Benim tiyatro ve sinema ile içli dışlı olmam fotoğrafçılığı getirdi. Bir ağaca baktığında onu odun olarak görenlerden değilim, ağacın yeşilini görürüm, kokusunu duyarım, yaşadığını hissederim.
Fotoğrafçılık hastalık gibi bir şey, kanser. Hastalıktır kurtulamaz, sonra insan ızdırap çeker. Bir kere bu bir kültür olayıdır. Fotoğraf, dünyadaki sanat olayları, hepsi bir kültür olayıdır. Bizimkiler işin bu tarafı ile uğraşmıyorlar. Ama kültür nedir; adamın yaşama sistemi yok ki. Mesela hayatın tadını anlamak, hayatta her şeyi anlamak ondan da bir mana çıkarmaktır. Kitap okumak, sinemaya gitmek, bütün bunlar oluyor da bunların birikimi senin kafanda ne bırakıyor. Çünkü sen aslında bir şeyi görüyorsun mesela şuradan bir şey geçiyor yok ne filan, eğer sen kompozisyon bulmazsan kati surete kompozisyon yapamayacaksın. Kompozisyon uygun olacak. O kompozisyon nereden uygun olacak; resim görmüş olacaksın, kompozisyon bileceksin falan filan.
Denklanşöre bastın, onu artık kayda geçirdiğin andır. Sende resim kafanda hazırdır. Sen onu kaydetmek için denklanşöre basarsın. Şimdi fotoğraf makinesi orada devreye giriyor ki; hiç bir şey demek değilidir. Ben sana en iyi daktiloyu alsam en güzel romanı mı yazacaksın, değil mi? O zaman Mösyö Kodak en büyük fotoğrafçı olurdu dünyada. Çünkü bütün fotoğraf makineleri kodaktır. Olur mu? Olmadı işte, en büyük fotoğrafçı Eugene Smith’tir, Cartier Bresson’dur ama mösyö kodak değildir, Mösyö Ilford değildir. Önemli olan makine değil, arkasındaki adamdır. İyi fotoğrafçı dikiş makinesiyle de resim çeker. İyi bir makineyle iyi fotoğrafçı olmuyor, yani en iyi daktiloyu aldın diye büyük yazar olamazsın.
Kardeşim ben kendim için yaşıyorum, kendim için dünyaya bakıyorum, kendim için resim çekiyorum; bunlar insanlara faydalı olursa o kadar iyidir. İyi teşekkür ederiz de ben fotoğrafı kendim için çekiyorum. Elin bilmem nesi bakacak da bilmem ne diyecek diye, benim umurumda değil.




bir yorum yazın